<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?> 
 <rss version="2.0">
 <channel>
	  <title>YENİ BİR FİKİR</title> 
	  <link>www.yenibirfikir.com</link> 
	  <description></description> 
 	  <language>utf-8</language> 
	  <copyright>Copyright YENİ BİR FİKİR</copyright> 
	  <lastBuildDate>Mon, 10 May 2010 09:45:23 GMT</lastBuildDate> 
	  <docs>www.yenibirfikir.com/rss.xml</docs> 
    <item>
  <title>Bardakta mısıra yeni rakip bardakta kısır</title> 
  <pubDate>Sat, 15 May 2010 15:48:22 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/bardakta-misira-yeni-rakip-bardakta-kisir </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/bardakta-misira-yeni-rakip-bardakta-kisir </guid>
  <description>&lt;P class=MsoNormal&gt;Bursa&apos;da bir restoran işletmecisi, kadınların &apos;&apos;altın günleri&apos;&apos;nin vazgeçilmez yiyeceği &apos;&apos;kısır&apos;&apos;ı bardakta satmaya başladı.&lt;! **XML:NAMESPACE PREFIX = O /&gt;&lt;! **XML:NAMESPACE PREFIX = O /&gt;&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Alışveriş merkezlerinde çeşitli soslarla karıştırılarak satılan bardakta mısıra rakip olan ve bardağı 1 liradan satışa sunulan kısır, yoğun ilgi görüyor. &lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Restoran işletmecisi Ayşegül Koroncu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda oldukça ilgi gören bardakta mısırdan esinlenerek, kısırı bardakta satmaya başladığını söyledi. &lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Koroncu, kısırın bulgur, salça, yağ, maydanoz ve domates gibi doğal malzemelerden yapıldığını dile getirerek, şöyle konuştu:&lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&apos;&apos;Mısırın bardakta satılmasından yola çıkarak, kadınların altın günlerinin vazgeçilmez yiyeceği kısırı bardağa koyup, satışa sunduk. Çevremdekiler hep kısırı çok güzel yaptığımı söyler. Ben de bunu diğer ürünlerimizin yanında satışa sunmak, başka kişilerle paylaşmak istedim. Önceleri garnitür olarak kullanıyordum. Sonrasında dedim ki (bardakta mısır oluyorsa, neden kısır da olmasın).&apos;&apos; &lt;O:P&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;Bardakta kısıra genellikle gençlerin ilgi gösterdiğini anlatan Ayşegül Koroncu, &apos;&apos;Bardakta sattığım kısırı görenler ilk etapta şaşırıyor. Ama yedikten sonra bir tane daha almak istiyorlar. Ürünüm yoğun ilgi görüyor. Çevredeki iş yerlerinin siparişlerine yetişmekte zorlanıyorum&apos;&apos; dedi&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;İŞ FİKİRLERİ&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Türklerin geliştirdiği ışık teknolojisine Avrupa&apos;dan büyük ödül </title> 
  <pubDate>Mon, 10 May 2010 09:45:23 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/turklerin-gelistirdigi-isik-teknolojisine-avrupadan-buyuk-odul </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/turklerin-gelistirdigi-isik-teknolojisine-avrupadan-buyuk-odul </guid>
  <description>Ulusal Nanateknoloji Araştırma &lt;FONT color=#000000&gt;Merkezi&lt;/FONT&gt;&lt;LINKZ id=linkz58&gt;&lt;/LINKZ&gt;&apos;nde (UNAM) Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ve doktora &lt;LINKZ id=linkz44&gt;öğrencisi&lt;/LINKZ&gt; Sedat Nizamoğlu&apos;nun geliştirdiği nanoteknoloji tabanlı üstün renk &lt;LINKZ id=linkz32&gt;özellikleri&lt;/LINKZ&gt; sağlayan &lt;LINKZ id=linkz28&gt;ışık&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz26&gt;teknolojisi&lt;/LINKZ&gt;, Avrupa Birliği&apos;nin &lt;LINKZ id=linkz24&gt;21&lt;/LINKZ&gt;. Yüzyıl Fotonik &lt;LINKZ id=linkz18&gt;Teknolojileri&lt;/LINKZ&gt; Platformu&apos;nca (Photonics21) &apos;&apos;En İyi &lt;LINKZ id=linkz11&gt;Öğrenci&lt;/LINKZ&gt; İnovasyon Ödülü&apos;&apos;ne layık görüldü. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dünya çapında ayarlanabilir üstün renk &lt;LINKZ id=linkz55&gt;özellikleri&lt;/LINKZ&gt; ile &lt;LINKZ id=linkz54&gt;ışık&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz52&gt;teknolojileri&lt;/LINKZ&gt; alanında bir ilke imza atan genç araştırmacıların çalışmasının, gelecekte &lt;LINKZ id=linkz43&gt;yüksek&lt;/LINKZ&gt; enerji &lt;LINKZ id=linkz39&gt;verimliliği&lt;/LINKZ&gt; sağlayan yeni nesil &lt;LINKZ id=linkz35&gt;ışık&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz33&gt;kaynaklarının&lt;/LINKZ&gt; geliştirilmesinde kullanımı öngörülüyor. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü ve Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği 7. Çerçeve Programları &lt;LINKZ id=linkz37&gt;kapsamında&lt;/LINKZ&gt; sanayinin katılımının &lt;LINKZ id=linkz27&gt;genişletilmesi&lt;/LINKZ&gt; amaçlı kurulan &apos;&apos;Photonics21&apos;&apos; &lt;LINKZ id=linkz19&gt;Teknoloji&lt;/LINKZ&gt; Platformu&apos;nun önemli optoelektronik ve optik &lt;LINKZ id=linkz12&gt;teknolojileri&lt;/LINKZ&gt; şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin bir araya gelerek oluşturdukları Avrupa&apos;nın &lt;LINKZ id=linkz3&gt;verimli&lt;/LINKZ&gt;&amp;nbsp;&lt;FONT color=#000000&gt;ışık kaynakları&lt;/FONT&gt;&lt;LINKZ id=linkz2&gt;&lt;/LINKZ&gt;&amp;nbsp;ve fotovoltaik programlarının stratejisini belirleyen bir organizasyon olduğunu söyledi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Platform üyelerinin bu yıl Avrupa Fotonik Kongresi&apos;nde inovasyon ödülü vermeye karar verdiğini dile getiren Demir, ödülün &lt;LINKZ id=linkz45&gt;kapsamının&lt;/LINKZ&gt; dünya çapında bir &lt;LINKZ id=linkz42&gt;yenilik&lt;/LINKZ&gt; olması ve bunun endüstriyel yaygın etki yaratma potansiyeli içermesi olduğunu kaydetti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yarışmaya, Avrupa Birliği&apos;nden gelen istek üzerine tez danışmanlığını yürüttüğü doktora &lt;LINKZ id=linkz48&gt;öğrencisi&lt;/LINKZ&gt; Sedat Nizamoğlu&apos;nun çalışması olan &apos;&apos;nanofosfor tabanlı ayarlanabilir renk &lt;LINKZ id=linkz38&gt;özelliklerine&lt;/LINKZ&gt; sahip &lt;LINKZ id=linkz36&gt;LED&lt;/LINKZ&gt; çalışması&apos;&apos; ile katıldıklarını bildiren Demir, Avrupa Fotonik &lt;LINKZ id=linkz23&gt;Teknoloji&lt;/LINKZ&gt; Platformunca bu tez çalışmasının &apos;&apos;En iyi &lt;LINKZ id=linkz15&gt;Öğrenci&lt;/LINKZ&gt; İnovasyon Ödülü&apos;&apos; &lt;LINKZ id=linkz9&gt;kazandığını&lt;/LINKZ&gt; açıkladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Demir, &apos;&apos;Fotonik21, ödül vereceği &lt;LINKZ id=linkz56&gt;teknoloji&lt;/LINKZ&gt; için fotonik alanında endüstriyel &lt;LINKZ id=linkz49&gt;ürüne&lt;/LINKZ&gt; çevrilme potansiyeli ve yaygın etki yaratma kriterini koydu. 5 yıldır yoğun olarak sürdürdüğümüz araştırma çalışmaları sonunda optik &lt;LINKZ id=linkz29&gt;özellikleri&lt;/LINKZ&gt; üstün olan &lt;LINKZ id=linkz25&gt;LED&lt;/LINKZ&gt;&apos;ler geliştirdik. Bu &lt;LINKZ id=linkz20&gt;teknoloji&lt;/LINKZ&gt;, ticarileşmiş mevcut &lt;LINKZ id=linkz17&gt;LED&lt;/LINKZ&gt;&apos;lerden optik olarak daha iyi renk&amp;nbsp;özellikleri&lt;LINKZ id=linkz10&gt; sağlıyor. Bu çalışmalarımız TÜBİTAK araştırma &lt;LINKZ id=linkz4&gt;projeleri&lt;/LINKZ&gt;, Avrupa Bilim Vakfı EURYI Ödül Programı, Avrupa Çerçeve Programları ve Türkiye Bilimler Akademisi tarafından desteklendi&apos;&apos; diye &lt;LINKZ id=linkz0&gt;konuştu&lt;/LINKZ&gt;. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Doç. Dr. Demir, &lt;LINKZ id=linkz62&gt;beyaz&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz61&gt;ışık&lt;/LINKZ&gt; üretimi için ampul ve florasan gibi &lt;LINKZ id=linkz51&gt;ışık&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz50&gt;kaynaklarının&lt;/LINKZ&gt; günümüzde yaygın olarak kullanıldığını anımsatarak, bu tür aydınlatma &lt;LINKZ id=linkz41&gt;kaynaklarının&lt;/LINKZ&gt; şu anki kullanım sorunlarının &lt;LINKZ id=linkz34&gt;verimliliklerinin&lt;/LINKZ&gt; düşük olmasından ya da raf ömrünün az olmasından &lt;LINKZ id=linkz22&gt;kaynaklandığını&lt;/LINKZ&gt; vurguladı. Demir, gelecekte &lt;LINKZ id=linkz16&gt;verimli&lt;/LINKZ&gt; ve &lt;LINKZ id=linkz14&gt;uzun&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz13&gt;ömürlü&lt;/LINKZ&gt; aydınlatma için &lt;LINKZ id=linkz8&gt;LED&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz7&gt;teknolojilerinin&lt;/LINKZ&gt; ön plana çıkacağını belirtti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Çalışmalarının &lt;LINKZ id=linkz63&gt;tasarımı&lt;/LINKZ&gt;, &lt;LINKZ id=linkz60&gt;modellemesi&lt;/LINKZ&gt;, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi&apos;nde geliştirildiğine işaret eden Demir, söz &lt;LINKZ id=linkz31&gt;konusu&lt;/LINKZ&gt; &lt;LINKZ id=linkz30&gt;teknoloji&lt;/LINKZ&gt; ile ilgili araştırma çalışmalarını 25&apos;i aşkın uluslararası bilimsel atıf indeksli dergi makalesi olarak yayımladıklarını ve farklı patent &lt;LINKZ id=linkz5&gt;başvuruları&lt;/LINKZ&gt; yaptıklarını bildirdi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Avrupa&apos;nın en&amp;nbsp;güçlü&lt;LINKZ id=linkz64&gt;&lt;/LINKZ&gt; ve prestijli &lt;LINKZ id=linkz57&gt;teknoloji&lt;/LINKZ&gt; platformlarından biri olan Fotonik21&apos;in 2010 hedefi&apos;nin &apos;&apos;&lt;LINKZ id=linkz46&gt;Vizyonu&lt;/LINKZ&gt; Gerçeğe Dönüştürmek&apos;&apos; olduğunu ifade eden Demir, platformun yönetici kurulunda OSRAM, Philips, Carl Zeiss, Trumpf Laser, Cube Optics, Ericsson gibi Avrupa teknoloji şirketlerinin CEO ve diğer yöneticilerin yer aldığını kaydetti. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Demir, İnovasyon Ödülünün sponsorluğunu Thales, SPIE Avrupa ve ACCORD Avrupa organizasyonlarının yaptığını sözlerine ekledi </description> 
  &lt;category&gt;PATENT&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Türkiye&apos;nin kadın girişimcisi belli oldu</title> 
  <pubDate>Thu, 06 May 2010 14:32:23 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/turkiyenin-kadin-girisimcisi-belli-oldu </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/turkiyenin-kadin-girisimcisi-belli-oldu </guid>
  <description>&lt;STRONG&gt;Garanti Bankası ve Ekonomist dergisinin işbirliğinde, Türkiye Kadın Girişimciler Derneğinin (KAGİDER) katkılarıyla bu yıl dördüncüsü düzenlenen “Türkiye&apos;nin Kadın Girişimcisi Yarışması” sonuçlandı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;Türkiye&apos;nin dört bir yanından 3 bin 600&apos;ü aşkın girişimcinin başvurduğu yarışmada, Bigchefs Cafe&amp;amp;Brasserie&apos;nin kurucusu Gamze Cizreli birincilik, Persu Suni Deri &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25898&apos;,&apos;100295&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;Sanayi&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; ve Ticaret Limited Şirketi kurucusu Perihan Çöçelli ikincilik, Bonny Food Lezzet Çiçekleri&apos;nin kurucusu Didem Güney Alsoy üçüncülük ödülünü kazandı. Anikya İznik Çini ve Seramik&apos;in kurucusu Nejla Anıl ise sosyal girişimcilik ödülünün sahibi oldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;GİRİŞİMCİLERİN YÜZDE 14.7&apos;Sİ KADIN&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25838&apos;,&apos;101040&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;Garanti&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, ödül töreninde yaptığı konuşmada, tüm Türkiye&apos;de girişimcilerin sadece yüzde 14.7&apos;sinin kadınlardan oluştuğunu söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Karadere, Türkiye&apos;nin kalkınması, dünyanın birinci liginde yer alabilmesi ve &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25615&apos;,&apos;100064&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;dünya&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; pazarlarında rekabet edebilmesi için özellikle kadın girişimcilerin her alanda var olmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Nafiz Karadere, “Kadın girişimci sayısını gelişmiş ülke standartlarına ulaştırmak için topyekun seferberlik yapmamız, omuz omuza vermemiz şart” dedi.&lt;BR&gt;Türkiye&apos;de bugünkü ortamda işlerini kurmak veya büyütmek isteyen kadın girişimcilerin bilgi, cesaret ve &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25978&apos;,&apos;101082&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;finansman&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; desteğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Karadere, bu ihtiyaçtan yola çıkarak Kadın Girişimci Destek Paketi&apos;ni hazırladıklarını, bugüne kadar paket kapsamında kullandırdıkları 9 bin 100 krediyle toplam 280 milyon lira tutarında finansman sağladıklarını bildirdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Karadere, KAGİDER&apos;le birlikte düzenledikleri “Kadın Girişimci Buluşmaları” ile bugüne kadar 9 ilde bin 700 girişimciyle &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25614&apos;,&apos;100086&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;bir&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; araya geldiklerini anlattı.&lt;BR&gt;Türkiye&apos;nin Kadın Girişimcisi Yarışması&apos;nın ilk yılında başvuru sayısı 113 iken bugün bu sayının 3 bin 600&apos;ü aştığını söyleyen Karadere, “Ülkemizdeki kadın girişimci sayısını artmasının, Türkiye&apos;nin istikrarlı, sürdürülebilir ve verimli büyümesine katkı sağlayacağına, iş yapış şekillerine yeni bir üslup, ticaret hayatına ise farklı değerler katacağına inanıyoruz” diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;“SİZLER TÜRKİYE&apos;NİN TEMEL TAŞLARISINIZ”&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;KAGİDER Başkanı Gülseren Onanç da Türkiye&apos;de kadın girişimci olarak var olup büyüyen her kadının fazlasıyla ödüllendirilmeyi ve desteklenmeyi hak ettiğini söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Jüri toplantılarında 15 kadının hikayesini dinlediğini, hepsinin ortak noktasının gözlerinin içindeki umut dolu enerji olduğunu ifade eden Onanç, “Ama bir tanesi vardı ki beni gerçekten çok etkiledi. Benim yaşantımda bundan sonra unutamayacağım bir tecrübeydi. Bütün kariyeri boyunca kendisinin bir başkasına verdikleriyle hayata anlam katmayı kendisine düstur edinmiş. Yaşamın aslında almaktan değil, vermekten geçtiğini bizlere gösterdi. Sizler memleketimizin geleceğisiniz, umudumuzsunuz. Siz Türkiye&apos;nin laik demokratik bir ülke olması için çok önemli, vazgeçilmesi mümkün olmayan temel taşlarısınız. İyi ki varsınız” diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Capital, Ekonomist ve Pcnet dergilerinin Yayın Direktörü M. Rauf Ateş de Türkiye&apos;de kadınların iş hayatına katılım, üst düzey yönetimde yer alma anlamında Avrupa ve Amerika&apos;nın hiç de gerisinde olmadığını belirtti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Türkiye&apos;de genel anlamda yeteri kadar girişimci olmadığını da ifade eden Ateş, “Türkiye&apos;de 1.2 milyon işletme var. &lt;A class=keywords title=ABD href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/&quot; target=_blank&gt;ABD&lt;/A&gt;&apos;de birkaç yılda kurulan şirket sayısı 1 milyona ulaşıyor. &lt;A class=keywords title=ABD href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/&quot; target=_blank&gt;ABD&lt;/A&gt;&apos;de 3 milyon kadın işletmesi var. Bunlar toplam işletmenin yüzde 28&apos;ine denk geliyor. Toplam 23 milyon kişiye iş veriyorlar ve &lt;A class=keywords title=ABD href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/&quot; target=_blank&gt;ABD&lt;/A&gt; ekonomisine 3 trilyon dolara yakın katkıda bulunuyorlar. Girişimcileri özendirmek, teşvik etmek gerekiyor” dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;SANAYİCİ İŞ KADINI İKİNCİ OLDU&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Birincilik ödülünü alan Gamze Cizreli, 1993-2005 yılları arasında &lt;A class=keywords title=Ankara href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/Ankara/&quot; target=_blank&gt;Ankara&lt;/A&gt;&apos;nın restoran sektörüne, aralarında Cafemiz ve Kuki&apos;nin de bulunduğu birçok markayı kazandırdı. Cizreli, 2007&apos;de “sıfırdan” başlamaya karar vererek, &lt;A class=keywords title=Ankara href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/Ankara/&quot; target=_blank&gt;Ankara&lt;/A&gt;&apos;da Bigchefs markasını hizmete sundu.Bigchefs restoranları, 2009 sonu itibarıyla yıllık 15 milyon liralık ciroya ulaştı. Cizreli, yeni markalar yaratarak yurt dışına da açılmayı hedefliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İkincilik ödülünü alan Persu Suni Deri şirketinin kurucusu Perihan Çöçelli de Gaziantep Sanayi Bölgesinde çalışan sayılı kadın yöneticiden biri. Deri sektöründe dokuz yıl çalıştığı firmanın makinelerini satın alarak organize sanayi bölgesinde bir yer kiralayan Çöçelli&apos;nin 2007 yılında kurduğu şirketin yıllık cirosu 7 milyon liraya ulaştı. Suni deri üreten şirket Suriye, İsrail ve Almanya&apos;ya ihracat yapıyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Üçüncülük ödülünü alan Bonny Food Lezzet Çiçekleri&apos;nin kurucusu Didem Güney Alsoy ise geçirdiği bir rahatsızlık sırasında, gelen onlarca çiçek arasında, yurt dışındaki bir arkadaşından gelen çiçek paketi şeklindeki kurabiyeleri fark ederek, hediye arayışlarına alternatif bir çözüm olarak “lezzetli çiçek” formunda hediyeler yaratmaya karar verdi.Sadece kendi ürettiği meyve, kek ve çikolatalardan oluşan “lezzetli çiçekler”i satan, aynı zamanda teslimatını gerçekleştiren, online bir perakendeci olan Bonny Food, 100&apos;den fazla çalışanı ve 1.3 milyon liralık cirosuyla bayilik yöntemiyle büyümeyi hedefliyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;hürriyet </description> 
  &lt;category&gt;YARIŞMALAR&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Trafik polisinin şapkasına kamera </title> 
  <pubDate>Wed, 05 May 2010 14:15:09 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/trafik-polisinin-sapkasina-kamera </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/trafik-polisinin-sapkasina-kamera </guid>
  <description>&lt;DIV id=divAdnetKeyword2&gt;
&lt;P class=bold&gt;Denizli Emniyet Müdürlüğü Bilgi İşlem Şubesi, trafik polisleri ile sürücüler arasında yaşanan tartışmaları önlemek için &apos;Destek Göz&apos; adlı kamera tasarladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Trafik polislerinin şapkalarına takılacak şekilde tasarlanan kamera için Emniyet Müdürlüğü, patent başvurusunda bulundu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar&apos;ın Bilgi İşlem Şubesi&apos;ne verdiği talimatla ‘Destek Göz’ adlı görüntülü ve sesli kayıt cihazı geliştirildi. Bilgi İşlem Şubesi&apos;nde görevli polisler tarafından gizli kamera ve şapkalara takılan ışık parçaları kullanılarak 3 ayda geliştirilen cihazı trafik ekipleri uygulamalarda kullanmaya başladı. Hafıza kartına 4 saat kayıt yapabilme özelliğine sahip olan ‘Destek Göz’, geceki uygulamalarda polisle sürücü arasında konuşmaları ışıklı olarak kayıt yapabiliyor. &lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;
&lt;DIV id=divAdnetKeyword3&gt;
&lt;P&gt;‘Destek Göz’ü trafik polisleri şapkalarının ön kısmına takarak yapacakları işlemleri ve sürücülerle yaptıkları konuşmaları kaydediyor. ‘Destek Göz’ ile sürücü ya da trafik polisi arasında trafik cezası ve başka bir işlem nedeniyle yaşanacak tartışmaların önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yeni geliştirilen cihaz, dün Karayolu Trafik Güvenliği Haftası nedeniyle Delikliçınar Meydanı&apos;nda kurulan stantta halka tanıtıldı. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Emniyet Müdürlüğü Bilgi İşlem Şube Müdürü Alper Ay, cihazın maliyetinin 100 TL olduğunu söyledi. Ay, “Emniyet Müdürümüz Atilla Çınar&apos;ın talimatıyla böyle bir cihaz geliştirdik. Gizli kamera ile ışığı olan bir parçayı birleştirdik ve polislerin şapkalarına takılması için küçük şekilde tasarladık. Cihaz 4 saat görüntülü ve sesli kayıt yapabiliyor. Cihaz sayesinde trafikte polisle sürücü arasındaki tartışmalara ve polemikler sona erecek. Yapılan işlemler cihazda kayıt altında tutulacak. Herhangi bir itiraz ya da tartışmada kayıtlara bakılabilecek. Şu anda 15 adet yaptık ve şehirlerarası yollarda görev yapan trafik polislerine dağıtıyoruz” dedi. (dha)&lt;/P&gt;&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;PATENT&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Böyle iş teklifi ne duyuldu ne de görüldü!</title> 
  <pubDate>Mon, 03 May 2010 15:51:39 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/boyle-is-teklifi-ne-duyuldu-ne-de-goruldu </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/boyle-is-teklifi-ne-duyuldu-ne-de-goruldu </guid>
  <description>Esnaf &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25621&apos;,&apos;101217&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;ve&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB), kendi işini kurmak isteyen işsizlerin umudu oldu. İşsizlere meslek eğitiminin yanı sıra karşılıksız para ve faizsiz kredi veren kurum, ilk mezunlarını verdi. Kurslardan yararlanan vatandaşlar meslek sertifikası sahibi olurken, içlerinden kendini işyerini açanlara 4 bin lira bağış ve 40 bin lira sıfır faizli kredi verildi. İSTESOB&apos;un Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdare Başkanlığı (KOSGEB) ile birlikte yürüttüğü projenin ikinci ayağı, önceki &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25901&apos;,&apos;101220&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;gün&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; başlatıldı. Bu kapsamda 150 aday daha eğitime alınacak. 
&lt;P&gt;Ücretsiz verilecek olan 60 saatlik eğitimde, kendi işini kurmak isteyen işsizlerin girişimcilik eğitimleri ve danışmanlık hizmeti alarak, &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25327&apos;,&apos;100719&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;iş&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; planlarını hazırlamalarının sağlanması amaçlanıyor. &quot;Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi&quot; adı altında verilen meslek eğitim kursları, İSTESOB&apos;un Bakırköy&apos;deki merkez binasında gerçekleştirilecek. İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, &quot;&lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25316&apos;,&apos;100024&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;Yeni&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; girişimcileri iş hayatına kazandırmak ve gençlere iş imkanı oluşturmak için yeni projeler üretmeye devam edeceğiz&quot; dedi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;İSTESOB&apos;un iş fırsatından yararlanmak isteyenler, başvurularını 10 Mayıs gününe &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25849&apos;,&apos;100331&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;kadar&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; kurumun Bakırköy&apos;deki merkezine yapabilecekler. İŞKUR&apos;un da destek verdiği eğitimi tamamlayıp iş planlarını hazırlayan vatandaşlara, önce &quot;Katılma Belgesi&quot; veriliyor. Bu kişiler işletme kurmaları halinde KOSGEB mevzuatı çerçevesinde &quot;Yeni Girişimci Desteği&quot;ne başvurma hakkı kazanıyor. Başvurmaları durumunda 4 bin lira bağış ve 40 bin lira sıfır faizli kredi kendilerine ödeniyor. Eğitimlere katılabilmek için; İŞKUR&apos;a kayıtlı işsiz olma, sosyal güvencenin olmaması (SSK-BAĞKUR), 18 yaşını tamamlamış olma, en az ilköğretim okulu mezunu ya da iş kurmak istenilen alanda geçerli bir sertifika ya da belgeye sahip olma, (meslek Liseleri ve üniversite mezunları için sertifika şartı yok) ve girişimcilik eğitimine daha önce katılmamış olma şartları aranıyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Girişimcilik eğitiminin ilk 50 mezunu sertifikalarını İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz&apos;dan aldı. İlk mezunlar sertifikaları ile birlikte objektife poz verdi.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;KARİYER&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Üniversiteliden terlemeyi önleyen minder  </title> 
  <pubDate>Mon, 03 May 2010 15:30:08 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/universiteliden-terlemeyi-onleyen-minder </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/universiteliden-terlemeyi-onleyen-minder </guid>
  <description>İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğrencisi Fatih Koçak&apos;ın tasarladığı, Elis Promosyon tarafından piyasaya sürülen ve &apos;Sermin&apos; adı verilen &apos;serin minder&apos; nem ve sıcağın etkisiyle ortaya çıkan terleme şikâyetlerine çözüm üretiyor.&lt;BR&gt;
&lt;P&gt;Firmanın genel müdürü de olan Koçak, günün büyük kısmını oturarak veya araç kullanarak geçirenler için ürünü, &apos;ideal&apos; olarak tanımladı. Elektrik veya pile ihtiyaç duyulmadan çalışan ürün, içindeki özel sıvı sayesinde 40 derece sıcaklıkta bile serinlik sağlıyor. Ürün 25 ile 40 lira arasında değişen fiyatlarda piyasaya sunuldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;zaman&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;İNNOVASYON&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Sıkı Rekabetçi Şirket Olmak</title> 
  <pubDate>Fri, 30 Apr 2010 09:09:47 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/siki-rekabetci-sirket-olmak2 </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/siki-rekabetci-sirket-olmak2 </guid>
  <description>İş hayatında girişimci, girişimci adayı, patron, yöneten ya da çalışan olarak yer alan tüm ilgili okurlarımın sıkı rekabet konusunun altında yatan en önemli şu hususu bilmelerinin elzem olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Dünyada hemen her sektör bugün artık emtialaşma adını verdiğimiz bir durum içine girmiştir. Bu söylediğimi lütfen çok iyi belleyin ve çok iyi kavramaya çalışın. Hepimizin, hatta ülkemizin karşısındaki en büyük iş meselesi emtialaşmadır. O nedenle ister kuaför olun ister parfümeri zinciri sahibi, ister değirmenci olun ister un fabrikatörü, ister tamirhaneniz olsun ister otomobil fabrikanız, hepinizin ama hepinizin karşısındaki en çetin iş meselesi emtialaşmadır. O nedenle sıkı rekabet edebilen şirket olmak demek, her şeyden önce emtialaşma meselesini anlayan, idrak eden ve bu sorunla nasıl baş ederim konusu üstüne kafa yoran şirket olmak demektir. Emtialaşma. Bu lafı günlük konuşmanızın içine mutlaka dâhil edin, işte ya da kahvede bütçe açığı ekonomik kriz falan değil, dönüp dolaşıp emtialaşma konusuyla ilgili sohbet açın, fikir alın. Zira karşınızda yenmeniz gereken en çetin hasım emtialaşmadır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#0066cc size=+0&gt;&lt;B&gt;Temel işiniz emtialaşmayla mücadele &lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Bugün hangi sektörde olursanız olun, hangi işi yapıyor olursanız olun, rakiplerin ürünleriyle sizin ürününüz veya hizmetiniz neredeyse tıpatıp aynı, ya da müşteri aynı görüyor. Kafalardaki bu algıyı mutlaka değiştirmelisiniz &lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Peki, nedir bu emtialaşma? Bizim sözlüklere baktığınızda emtia kelimesi “ticarete konu olan tüm mallara verilen isim” diye tanımlanıyor. Bu doğru bir teşhis değil. Ben emtia kelimesini şöyle tanımlıyorum: “toprağın altından, içinden ve üstünden çıkan, Allah vergisi kul işlemesi olan tüm mallara verilen isim.” Yani altın, bakır, demir, petrol, patates, pamuk, çinko, gümüş, alüminyum, buğday, pirinç, canlı hayvan vs. Tüm bu ürünlerin ortak özelliği ne? Kendi içlerinde bir defa kategorilere bölündükten sonra, yani örneğin 18 ayar altın, 22 ayar ve 24 ayar altın diye ayırdıktan sonra, her bir kategori içindeki ürünler birbirleriyle tıpatıp aynı özelliğe sahip olurlar. Bir de, emtialar genellikle emtia borsalarında alınıp satılırlar. Örneğin altın borsası, İzmir pamuk borsası, petrol borsası gibi. Borsalarda herhangi bir emtianın o gün ne kadar işlem göreceği tek bir unsura bağlıdır: arz-talep. Arz ve talebi belirleyen en önemli unsur ise o malın fiyatıdır. Fiyat düşük olunca söz konusu emtianın satışı yüksek olur, fiyat yüksek olunca talep azalır. Yani emtia ticaretinde aslolan fiyattır, başka faktörler işin içine girmez. Bunun sebebi ise emtiaların özelliklerinin birbirleriyle aynı olmasıdır. &lt;BR&gt;Şimdi diyeceksiniz ki “Abi, ben otomobil bayisiyim, biliyorsun memlekette 45 farklı otomobil markası var ve her markanın da bir sürü değişik modeli var... Benim yaptığım işin buğday ya da pamuk satmakla ne alakası olabilir?”. Çok alakası var. Çünkü otomobiller de aynen emtialar gibi kategorilere ayrılıyor: Mini, küçük, alt-orta, orta, üst-orta ve üst gibi. Her bir kategori içinde de farklı markalara ait araç modelleri oluyor. Mesela üst-orta sınıf otomobil kategorisinde Volvo S40, Peugeot 407, Citroen C5, Avensis D-4D, Renault Laguna 1.9 gibi araçlar yer alıyor. Küçük araçlarda Ford Fiesta, Peugeot 206, Citroen C3, Mitsubishi Colt gibi araçlar bulunuyor.&lt;BR&gt;Şimdi, her ürün kategorisi içinde üretici firmalar birbirleriyle kıyasıya bir rekabet içine giriyorlar. Her kategorideki aracın belli ve tanımlanmış bir müşteri kitlesini hedeflediğini düşünürseniz, her bir oto markası, bu kitle için araçlarını en tercih edilen haline getirmek için durmadan uğraşıyorlar. Ama birinin geliştirdiği güzel bir özellik müşteri tarafından beğenilirse, hemen diğerleri de aynısını yapıyor. Sonuçta aynı kategorideki farklı markaların araçları giderek birbirlerinin tıpkısı olmaya başlıyor. Yani her ne kadar tipi görüntüsü farklı da olsa, örneğin bir otomobil alıcısı eğer küçük bir araç alacaksa, bu kategorideki farklı markalı araçların hepsini değerlendirmeye başlıyor. Yani Fiesta’yı, C3’ü, 206’yı, Colt’u. Çünkü tüm bu araçların hepsinin “aynı işi gördüğünü” düşünüyor.&lt;BR&gt;Şimdi size soruyorum: “Eğer tüketici kendisine sunulan farklı rakip ürünleri birbirlerinin yaklaşık aynısı olarak görürse sizce hangisini satın alır?”. Cevabını bildiniz değil mi? En ucuz olanı. İşte sizin probleminiz bu. Bugün hangi sektörde olursanız olun, hangi işi yapıyor olursanız olun, rakiplerin ürünleriyle sizin ürününüz veya hizmetiniz neredeyse tıpatıp aynı, ya da müşteri aynı görüyor. Bugün farklı olsa bile hemen yarın taklidini yapıyorlar. Yani, hangi işi yapıyor olursanız olun, müşteri gözünde sizin ürününüz kış buğdayı, yumuşak yaz buğdayı gibi kategorilere ayrılıyor ve neredeyse tek karar verme unsuru fiyat oluyor. Birbirine bu denli benzeyen bir sürü alternatif arasında müşteri, gidip en ucuz olanını tercih ediyor. Hangi sektörde olursanız olun, hangi büyüklükte şirket olursanız olun. &lt;BR&gt;Hatta isterseniz Koç Holding olun, hiçbir şey değişmiyor. Problem hep aynı. Bakın karşımızda Arçelik buzdolabının benzeri işleri yapan kaç tane farklı marka var: Vestel, Bosch, Siemens, Whirlpool, AEG, Profilo, Beko, General Electrics, White Westinghouse, Blue House, Mielle, Vaillant, Regal, Ariston, Indesit, Altus, LG, Samsung... Kasabada duvar boyası bayiliği yapan kardeşimin problemi de aynı, Arçelik gibi dev bir şirketin problemi de. Yani ‘emtialaşma’ veya daha Türkçe söylersek ‘aynılaşma’ her sektörde her şirketin en büyük derdi haline geldi. O nedenle ülkemizdeki tek kişilik girişimciden dev holdinglere kadar herkesin bilmesi gereken en önemli business konusu budur. Bundan daha önemli bir business konusu yoktur. Çünkü emtialaşma dediğimiz bu olgu, siz kaliteyi ve servisi yükselttikçe fiyatları aşağı çeken en önemli kuvvettir. Şirketleri batıracak olan en önemli piyasa gücü budur. O yüzden ister tek kişilik şirket olun isterseniz dev bir holding, bundan sonra asıl odaklanmanız gereken konu, emtialaşma baskısını nasıl aşacağınız konusudur. Çünkü eğer aşamazsanız ya olduğunuz yerde sürekli kötüleşerek iş yapmaya devam edecek, ya da yok olacaksınız. Üçüncü bir seçenek artık kalmadı. Üstüne üstlük, Çin ve Hindistan gibi ülkelerden gelen ucuz mallar emtialaşma eğilimini ışık hızına yükseltti. Bundan sonra iş adamı olmak demek, emtialaşma konusunu yönetmeyi bilmek demek. O nedenle bu sayfayı izlemeye devam edin. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;FONT color=#0066cc size=+0&gt;&lt;B&gt;Kaliteli olmak çözüm değil &lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bana gelen okuyucu mektuplarından da açık ve net olarak anlıyorum ki bizim okurlarımız bu dertten fazlasıyla müşteki. O nedenle konu çok önemli ve güncel. Ben de bu derdin çözümüyle ilgili önerilerimi bu sayfada sizlerle fazlasıyla paylaşacağım. Şimdilik tek bir şey söyleyeyim: Problem aynılaşmaktan kaynaklanıyorsa çözüm farklı olmaktan geçer. Farklı olmak ise innovasyon yani yenilikçilik ile mümkündür. Müşterinin istediği ama bir türlü bulamadığı faydaları ürün veya hizmetinizin içine koymakla mümkündür. Bunları sizinle çok ayrıntılı paylaşacağım, ama bugün için çoğunuzun kafasında çözüm diye düşündüğünüz bir konunun aslında pek de çözüm olmadığını vurgulamak istiyorum. Size akıl verenler şöyle diyorlar: Kaliteni yüksek, servis imkânlarını arttır, marka ol, o zaman yeniden güzel para kazanmaya başlarsın. Şunu bilin ki bu lafları söyleyenler business konusunu hiç bilmiyorlar. Bir kere bugünün emtialaşma ve ürün/hizmet bolluğu dünyasında eğer kaliteli değilsen zaten yaşama şansın yok. Kaliteli olmak artık müşteriye sunulacak bir opsiyon değil. Bir zorunluluk. Ya kaliteli olacaksın piyasada kalacaksın, ya da daha alt kalite olup ölü fiyatlarla satış yapmaya çalışacaksın. Kaliteli olmak bugünün dünyasında sektörde kalmanın ön şartıdır, başka da bir şey değil. Her sektörde her şeyin nasıl çok kaliteli üretilebileceği konusu artık biliniyor. Müşteri iyi kaliteyi artık iyi tanıyor ve kalitesiz olanı almıyor. Kaldı ki tüketici yasaları bile artık asgari kaliteyi kanuni bir zorunluluk haline getirmiş durumda. Eski masallarla yeni dertlere derman bulamazsınız. Bakış açınızı, kafa yapınızı, odak noktanızı değiştirmek zorundasınız. En büyük derdinizin emtialaşma olduğunu artık bilmek zorundasınız.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;PARA KAZANMAK ZOR &lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Sizi biraz daha aydınlatmak için Webster sözlüğünden emtialaşma kelimesinin karşılığını vereyim. Sözlük emtialaşmayı şöyle tanımlıyor: “Bir ürün veya hizmetin diğer bir şirketin sunduğu ürün veya hizmetle eşdeğer olma hali”. Yani eğer bir yandan kalitenizi sürekli iyileştirir ve ürününüzü geliştirirken, öte yandan rekabetle baş edebilmek için sürekli olarak fiyatlarınızı düşürmek zorunda olmanız, tipik bir emtialaşma durumu. Sizin durumunuzu anlatıyor, öyle değil mi? İşler eskisi gibi değil. İşler giderek daha zorlaşıyor, para kazanmak güçleşiyor. Küçük olsun dev olsun herkes için zorlaşıyor. Siz sanmayın ki dev firmalar parayı çuvalla götürüyor ve sadece siz sıkıntı çekiyorsunuz. Belki de bugün tarihte ilk kez küçük büyük tüm firmalar eşit bir konuma ulaştı: herkes emtialaşma tehdidiyle karşı karşıya ve herkes bu şartlar altında işini nasıl sürdürebileceği derdinde. Bu konuyu da ne yazık ki artık kendi bilgilerinizle aşamazsınız. O nedenle sayfamızın rehberliğinden istifade edin, bizi daha yakından takip edin. Zaten memlekette başvurulacak başka kaynak da yok&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;FONT color=#0066cc size=3&gt;C.K. Prahalad öldü &lt;BR&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/STRONG&gt;Bu isim hiç biriniz için bir şey ifade etmiyor, biliyorum. Ama ben bir strateji uzmanı olarak, dünyanın belki de en önemli strateji düşünürlerinden olan Hintli profesör C.K. Prahalad’ın 17 Nisan 2010 tarihinde ölmüş olduğu haberinden çok etkilendim, çok üzüldüm. Hindistan’da doğup büyüyen ve üniversiteyi bitiren Prof. Prahalad daha sonra ABD’nin iyi okullarında öğretim üyeliği yaptı ve iş dünyasına strateji oluşturma konusunda çok önemli vizyonlar açtı. Gary Hamel ile birlikte yazdığı “Geleceği Kazanmak” isimli sıradışı kitabı tüm dünyada ve Türkiye’de çok sattı. “Temel Yetkinlik” kavramı üzerine strateji oluşturma fikrini geliştirdi. Bir de son yıllarda yazmış olduğu “Piramidin Altındaki Servet” isimli kitabıyla, dar gelirli kitlelere yönelik olarak yapılacak üretim ve pazarlama stratejileriyle fakirliğin önlenebileceği tezini savundu ve çok akıllı bir model geliştirdi. Şahsen de tanışmış olduğum Prof. Prahalad 68 yaşındaydı ve vefatı beni çok üzdü. Toprağı bol olsun.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Prof. Dr. Arman Kırım&lt;BR&gt;Türkiye Gazetesi&lt;BR&gt;</description> 
  &lt;category&gt;KARİYER&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Örme çizme fikriyle, gelen siparişlere yetişemez oldu</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Apr 2010 16:39:39 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/orme-cizme-fikriyle-gelen-siparislere-yetisemez-oldu </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/orme-cizme-fikriyle-gelen-siparislere-yetisemez-oldu </guid>
  <description>Samsun’da bir üniversite öğrencisi, kendisi için yaptığı yün örme çizmeler beğeni toplayınca verilen siparişlere yetiştiremez oldu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Edinilen bilgiye göre, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Bafra Meslek Yüksekokulu Tütün Tarımı Teknolojisi son sınıfın öğrenim gören Emine Gül Pekgöz (19), eski bir ayakkabısının tabanını kullanarak kendisi için yün örme çizme tasarladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Kendi el emeği olan çizmeyi giydiğinde görenlerin ilgisi ve siparişi üzerine satış amaçlı üretime başlayan Pekgöz, adeta kendi modasını yaratırken, çizmelerin beğeni toplaması üzerine çok sayıda sipariş almaya başladı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Üretilen çizmelerin bir giyim mağazasında da satışı yapılırken, modeline göre 150-200 TL arasında alıcı bulan çizmelere olan ilgi nedeniyle genç kız, siparişlere yetişemez oldu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Ailesinin İzmir’de oturduğunu, babasının ise polis memuru olduğunu belirten Pekgöz, &quot;Eski bir ayakkabım vardı. Onu değerlendirmek istedim. Ortaya böyle bir durum çıktı&quot; dedi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bir ayakkabının alt kısmını kalıp halinde farklı modellere uygulandığını, boğaz kısmını örüp çizme ve bot haline getirdiğini belirten Pekgöz, şunları kaydetti: &quot;Ördüğüm bu çizmeleri önce kendim giydim. Ayağımda görenler büyük ilgi gösterip nereden aldığımı sordular. Kendim ördüğümü söyleyince sipariş vermeye başladılar. İsteyen çok olunca ben de örmeye devam ettim. Tabi öğrenci olmam nedeniyle para kazanmak da hoşuma gitti.&quot; Alışveriş için gittiği bir mağaza sahibinin teklifi üzerine mağaza için de üretim yaptığını anlatan Pekgöz, &quot;Böylece mağazada satışına da başladık&quot; diye konuştu.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Pekgöz, kişiye özel olarak yapılan örgü çizmeler için 5-6 gün uğraş verdiğini de söyledi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Söz konusu çizmelerin satışının yapıldığı mağaza sahibi Hamit Genç ise modellere patent almak istediklerini bildirdi.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Bu amaçla hazırlık yaptıklarını anlatan Genç, &quot;Emine Gül Pekgöz, mağazamıza gelince ayağında gördüm, nereden aldığını sordum. Kendisi yaptığını söyleyince ilgimi çekti. Üniversite öğrencisi genç bir kişinin yaratıcı fikrini değerlendirmek istedim ve satışına başladık. İnsanlar büyük ilgi gösteriyor. El emeği bu çizmelere oldukça talep var. Ayrıca patent almak için hazırlıklarımızı tamamladık. Hukuki sürecin sonucunda patentini de alacağız&quot; diye konuştu. 
&lt;DIV class=cls&gt;&amp;nbsp; &lt;BR&gt;milliyet&lt;/DIV&gt;</description> 
  &lt;category&gt;İNNOVASYON&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Krizde 30 milyon doları yakaladı, erkeklere ‘koltuk altı pedi’ yaptı</title> 
  <pubDate>Wed, 28 Apr 2010 08:53:47 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/krizde-30-milyon-dolari-yakaladi-erkeklere-koltuk-alti-pedi-yapti </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/krizde-30-milyon-dolari-yakaladi-erkeklere-koltuk-alti-pedi-yapti </guid>
  <description>&lt;STRONG&gt;Uçan Yağlar A.Ş.’nin ikinci kuşak patronları İzzet ve Nedim Zavaro, krizde kapasiteyi yüzde 30 artıracak 3 yeni makine ve 2.5 milyon dolarlık lojistik yatırımı yaptı. Islak mendil üreticisi firmanın cirosu 2009’da 30 milyon dolara çıktı. Erkekler için ‘koltuk altı pedi’ de üreten firma, 9 milyon dolarlık da ihracat yaptı.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;İZMİRLİ Zavaro Ailesi’nin ikinci kuşak patronları İzzet ve Nedim Zavaro kardeşler, küresel ekonomik krizli 2009’da ‘ıslak mendil sanayicileri’ olarak farklı bir mücadele sergiledi. Gebze OSB’deki fabrikada kapasiteyi yüzde 30 artıracak 3 yeni &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25642&apos;,&apos;101129&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;makine&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; yatırımı ve 2.5 milyon dolarlık yeni lojistik bina yatırımı yapan firma, cirosu 2009’da, 2008’e göre yüzde 30 artırmayı başardı ve 30 milyon dolara çıkardı. Yeni ürünler için Ar-Ge çalışmalarını da hızlandıran firma erkekler için ‘koltuk altı pedi’, kadınlar için yeni ‘genital bölge’ ve ‘makyaj’ temizleme mendilleri, bebekler ve yatalak hastalar için yeni ürünler geliştirdi. Kendi markası Fresh&amp;amp;Soft ile hem iç hem de dış pazarlarda büyümeye devam eden Zavaro Ailesi’nin firması Uçan Yağlar A.Ş., krizli yılda Güney Amerika, Avrupa ve Orta Doğu’ya 9 milyon dolarlık ihracat yaptı. Kapasite yatırımı, yeni ürünler ve yeni pazarlar eksenli çabalar meyvesini verince firmanın cirosu 2010’un ilk 4 ayında da 2009’un aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 40 büyüdü.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Babamız gibi ‘şikâyet’ etmeyiz&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İzzet Zvaro, Türkiye’nin ilk ıslak mendil üreticileri arasında bulunduklarını belirtiyor ve “Babamız ve şirketimizin kurucusu Rafail Zavaro gibi durumdan şikayetlenmeyiz. Krizde de ‘karamsarlık bize göre değil’ dedik ve çözüm için ne yapmak gerektiğini düşündük. Gçen yıl iki &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25797&apos;,&apos;100024&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;yeni&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; makine yatırımı yaptık. Bunlar kumaşı doğrudan mendil haline sokan makineler. Yaklaşık 600 bin liralık bir yatırım oldu. Kapasitemiz yüzde 30 arttı. Ek tesis yapıyorduk kriz başlayınca durdurmadık, fabrikamızın yakınında bir lojistik merkez kurduk. İkinci bir bina yaptık. Hammadde fabrikamıza geliyor, mamül madde lojistik binaya gidiyor. Oradan da iç piyasaya ve dünyaya sevk ediliyor. 4 bin 700 metrekare kapalı alanı olan bu yatırımımız da 2.5 milyon doları buldu.”&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Hedefinde liderlik var&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;2009 cirosunun 2008’e göre yüzde 30 arttığını belirten İzzet Zavaro, “Bunda yeni kapasitenin, daha sıkı pazarlamanın &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25621&apos;,&apos;101217&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;ve&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; yeni ürünlerin etkisi oldu. 30 milyon dolarlık ciroyla sektörümüzde liderliğe oynuyoruz. Yatırımımız da devam ediyor, şimdi bir makinemiz daha devreye girmek üzere. Bu arada piyasada ‘sinekler’ de yani merdivenaltı üreticiler de çoğaldı. Onlar işimizi olumsuz etkiliyor ama biz yolumuza devam ediyoruz” dedi.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;2010’da da yüzde 40 büyüyoruz&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;İZMİRLİ Rafail Zavaro’nun, birinci dünya savaşından &lt;A class=keywords title=İzmir href=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/index/izmir/&quot; target=_blank&gt;İzmir&lt;/A&gt;’de “eczacı çırağı” olarak başlayan ve cumhuriyet döneminde meşrubat malzemeleri ticaretiyle devam eden girişimciliği şimdi İzzet ve Nedim’le ıslak mendil sanayiciliğine dönüşmüş durumda. İzzet Zavaro, “Biz önce şarap malzemeleri üretmeye başladık, sonra da Türkiye’nin ilk ıslak mendil ürecilerinden biri olduk bu yolda büyümeye devam edeceğiz. 2010’un ilk 4 ayında da ciromuz 2009’un &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25686&apos;,&apos;102771&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;aynı&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; dönemine göre yaklaşık yüzde 40 daha iyi” diyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Erkekler kadın pedini koltuk altına koyuyordu&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;SEREN Zavaro, kriz döneminde yeni ürünler de geliştirdiklerin ibelirterek “Bir yeni ürünümüz ‘koltuk altı pedi’ oldu. İçinde ter emici yapraklar olan bir ped ürettik. Bu ped giysinin koltuk altına tersinden yapışıyor ve teri emiyor. Herkes koltuk altı için deodarant v.s. kullanamıyor. Kol altındaki ıslak &lt;A oncontextmenu=&quot;return false;&quot; onmouseover=&quot;showAd(&apos;25687&apos;,&apos;100986&apos; ,event);clearAdInterval_();&quot; onmouseout=hideAd(); target=_blank name=aspx1&gt;&lt;FONT class=ADPopLink&gt;&lt;B&gt;görüntü&lt;/B&gt;&lt;/FONT&gt;&lt;/A&gt; ve koku da malum rahatsız edicidir. Bazı erkekler bunun için kadın pedini keserek kullanırdı, biz de ondan esinlendik. Ayrıca makyaj temizleme mendillerimizi çeşitlendirdik. Genital bölge temizleme mendili, bebekler için yeni ıslak mendiller geliştirdik. Yatalak hastalar için sırt ve alt bölgeleri temizleyen provitamin B5’li mendil ürettik” diyor.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;Güney Amerika’da iyiyiz &lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;UÇAN Yağlar A.Ş. İhracat Müdürü Seren Z. Bardavit de şöyle konuşuyor: “İhracatta Orta Doğu ve Güney Amerika’da çok iyiyiz. Vizelerin kalkmış olması sınır illerimizdeki ciroları da artırmış durumda. Resmen bir ortak pazar kurulmuş gibi gibi. Avrupa ve Güney Afrika’ya da ihracatımız istikrarlı artıyor. Hem kendi markamız Fresh&amp;amp;Soft ile hem de private label üretimle ihracatımız yükselmeye devam edecek.”&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;hürriyet </description> 
  &lt;category&gt;İNNOVASYON&lt;/category&gt;
  </item><item>
  <title>Yüzde 50 tasarruf sağlayan asfalt makinesi yaptı</title> 
  <pubDate>Mon, 26 Apr 2010 12:13:50 GMT </pubDate> 
  <link> http://www.yenibirfikir.com/yazi/yuzde-50-tasarruf-saglayan-asfalt-makinesi-yapti </link>
  <guid> http://www.yenibirfikir.com/yazi/yuzde-50-tasarruf-saglayan-asfalt-makinesi-yapti </guid>
  <description>&lt;P&gt;Bursa merkezli Simge Group, dünyanın en büyük inşaat ve maden makineleri fuarı Bauma&apos;ya çıkarma yaptı. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı M.Nezir Gencer, fuarda gençlik hayali olarak gerçekleştirdiği 3 milyon Euro&apos;luk dev asfalt üretim tesisini görücüye çıkardı. Yakıt tüketimini yarıya indiren çevreci tesis Avrupalılardan büyük ilgi gördü.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yerli makine üreticileri, dünya devleriyle uluslararası fuarlarda da başa baş rekabet edebilecek seviyeye ulaştı. Almanya&apos;nın Münih kentinde düzenlenen 29. İnşaat ve Maden Makineleri Fuarı&apos;na (Bauma) bu yıl, Simge Group&apos;un asfalt üretim şirketi E-Mak damgasını vurdu. Şirketin, fuar alanına 40 TIR&apos;la Bursa&apos;dan taşıyıp kurduğu 3 milyon Euro değerindeki dev tesis ve standı ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Avrupalı ve ABD&apos;li şirketlerin hakimiyetindeki fuarda Türkiye&apos;nin adını duyuran Simge Group&apos;un kuruluş öyküsü oldukça ilginç. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı M.Nezir Gencer, 1977 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü&apos;nün Tatvan teşkilatında genç bir mühendisken &apos;Neden asfalt makinemiz yok?&apos; diyerek kendi imkânlarıyla basit bir tesis kurar. Ancak dönemin genel müdürü, kendinden habersiz böyle bir işe girişilmesine kızar ve makineleri hurdalığa attırır. Takdir beklerken tersi bir durumla karşılaşan Nezir Gencer, memuriyetten istifa edip Bursa&apos;ya yerleşir ve inşaat müteahhitliğine başlar. Kısa sürede büyük yol inşaatları alan Gencer, gençlik hayalinin peşine düşüp ABD ve Avrupa&apos;da gördüğü asfalt üretim tesislerinden daha iyilerini yapmak için yola koyulur. 1992&apos;de ilk büyük tesis faaliyete başlar. Daha sonra teknolojisini geliştiren şirket, Challenger isimli dev makinesini geliştirir. E-Mak, asfalt üretiminde kullanılan taşların (agrega) kırılırken toz çıkarmasını önleyen ve yakıt tüketimini nem durumuna göre yüzde 50&apos;ye kadar düşüren teknolojisiyle 2008&apos;de düzenlenen Dünya Asfalt Kongresi&apos;nde birinci seçilir. 
&lt;P&gt;Şirket, Challenger ve Ratech isimli makinelerinden oluşan asfalt üretim kompleksini Bauma Fuarı&apos;nda görücüye çıkardı. E-Mak standının açılışını Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü Süfyan Emiroğlu, Münih Başkonsolosu Ali Rıfat Köksal ile Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Başkanı Rızanur Meral birlikte yaptı. Açılışta konuşan Simge Group Yönetim Kurulu Başkanı Gencer, dünyanın dört bir yanından 3 bin 150 firmanın katıldığı fuarı &apos;olimpiyata&apos; benzeterek, burada Türk bayrağını dalgalandırmaktan gurur duyduklarını ifade etti. Ancak devletten yeterli destek göremediklerini dile getiren Gencer, &quot;Sadece bu fuar için cebimizden 1 milyon dolar harcadık. Şimdiye kadar fuarlara harcadığım parayla arsa alsaydım şimdi gayrimenkul kralı olurdum.&quot; dedi. Sanayide en yüksek katma değerin inşaat makinelerinde elde edildiğini belirten Gencer, &quot;En büyük üzüntüm, biz dünyaya mal satarken, pek çok işadamının ithal makinede ısrar etmesi.&quot; diye konuştu&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;TUSKON Başkanı Rızanur Meral ise fuar alanında &apos;abide&apos; gibi yükselen tesisin, Türkiye&apos;yi temsil ettiğini söyledi. &quot;Bu makineler, Avrupa&apos;ya neler satabileceğimizi gösteriyor.&quot; diyen Meral, Türkiye&apos;nin kalkınması ve gençlerin iş sahibi olabilmesi için makine sanayiinin büyük önem taşıdığını aktardı. Yarın akşam sona erecek Bauma Fuarı&apos;na, E-Mak&apos;ın dışında aralarında Aksa Jeneratör, Assan Isı Makineleri, Hisar Çelik, Çukurova, Hidromek, Güven Makine, Güriş, Çesan ve Burçelik&apos;in de bulunduğu toplam 88 Türk firması katılıyor. 7 şirketten oluşan Simge Group, 2009 yılında 119 milyon dolarlık ciro yaptı. 
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Türkiye, asfalta yılda 1 milyar dolar ödüyor&lt;/B&gt; 
&lt;P&gt;Simge Group&apos;un patronu Nezir Gencer, Türkiye&apos;de yolların çok özensiz yapıldığını söyledi. Hem asfaltın kalitesiz üretildiğini hem de yollarda mühendislik kurallarına riayet edilmediğini vurgulayan Gencer, &quot;Türkiye, Avrupa&apos;da en kalitesiz yolları en pahalıya mal ediyor. Yılda sadece asfalta harcanan para 1 milyar dolar. Verimi artıran tesisler yaygınlaşırsa bu maliyet düşer.&quot; açıklamasını yaptı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;BR&gt;ZAMAN&lt;/P&gt;</description> 
  &lt;category&gt;İNNOVASYON&lt;/category&gt;
  </item></channel>
  </rss>