'1 metrekarelik market olmaz mı?' fikrinden yola çıkarak otomat firması 'Bakkal24'ü kuran Konyalı Saat'in Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Nalçacı, üç yılda 10 milyon TL'lik ciroya ulaştı.
Konya'da 54 yıl önce kurulan küçük bir saat dükkânından bugün 35 milyon dolarlık dev bir şirket yaratan Nalçacı Ailesi'nin ikinci kuşak temsilcisi ve Konyalı Saat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Nalçacı, 1 metrekarelik marketten 10 milyon TL kazandı. 2006 yılında "1 metrekarelik market olmaz mı?" fikrinden hareketle kurduğu otomat firması "Bakkal24", Nalçacı için yeni fırsatların kapısını açtı.
Bakkal24'ün 3 yıl içinde 10 milyon TL'lik ciroya ulaştığını açıklayan İhsan Nalçacı, "2005'te Yeni Türk Lirası'nın tedavüle sokulmasından cesaret alarak Bakkal24'ü kurdum. O zaman Türkiye'de en değerli şey nakit paraydı. YTL ile birlikte bozuk paraların yeniden dolaşıma çıkacağını düşünerek otomat yatırımı yaptık. Biz 100-150 makinelik bir yatırım planlarken, birdenbire sipariş sayımız 600-700'lere çıktı. Şu an 13 kentte 1200 otomatla hizmet veriyoruz" dedi.
Türkiye pazarı 20 bin adet
Babası Mustafa Nalçacı'nın yanında iş dünyasına atılan, üniversitede makine mühendisliği okuduktan sonra şirketin başına geçen İhsan Nalçacı, KOBİ'ler için "yeni fikir" bulmanın nasıl başarılar getireceğine canlı bir kanıt. Bundan yalnızca 3 yıl önce kurduğu Bakkal24 firmasıyla Türkiye'de sınırlı olan otomat pazarına giriş yapan Nalçacı, kısa sürede sektörün en bilinen oyuncularından biri haline geldi. Otomat pazarının Almanya'da 570 bin, İtalya'da 550 bin, Fransa'da 400 bin, otomat cenneti olarak bilinen Japonya'da ise 1.2 milyon adet olduğuna dikkat çeken Nalçacı, "Japonya'da insanlar artık iç çamaşırından suşiye kadar yüzlerce ürünü otomatlardan satın alıyor. Türkiye'deki pazar büyüklüğü ise 20 bin adet civarında. Henüz gidecek çok yolumuz var" diye konuştu.
Şu anda 450 noktada bulunan hastane, üniversite, kamu kurumu ve özel şirkete hizmet verdiklerini anlatan Nalçacı, şunları söyledi: "Otomat işletmeciliğinin en büyük zorluğu, büyük yatırım isteyen bir iş olması. Önce tanesi ortalama 2-3 bin euro olan otomatları satın alacak parayı buluyorsunuz. Ondan sonra bu parayı 50 kuruşlarla, 1 liralarla kahve, bisküvi satarak karşılamaya uğraşıyorsunuz. Mesela krizde işlerimiz yüzde 10 düştü. İnsanların 50 kuruş bile harcamaktan çekindiğini gördük."
İhsan Nalçacı, küresel krize rağmen 2009 yılını 6 milyon dolar ciroyla kapattıklarını söyledi. Bakkal24'ün özellikle dondurma, çekirdekli kahve ve snack adı verilen bisküvi, çikolata, soğuk meşrubat otomatlarının büyük ilgi gördüğünü ifade eden Nalçacı, "2010 yılında yüzde 20 büyüme hedefliyoruz. 200 yeni makineyi devreye sokacağız. Bu yıl çaylı otomat makineleri getirtiyoruz. Geleneksel içeceğimiz olan çayı, bir tuşla açık, koyu, şekerli, şekersiz sunan otomatları piyasaya sunacağız" dedi.
Çay ocağı sahipleri tepkili
Otomatların belirlenen noktalarda hizmet vermesi için hastane ve devlet kurumları için Milli Emlak'a kira ödediklerini, özel şirketlerin ise genellikle herhangi bir bedel talep etmediğini dile getiren Nalçacı, "Özellikle hastanelerde çay ocağı işletenler bize çok saldırıyorlar, sürekli kavga etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü self servis alışveriş sistemiyle, işyerlerinde çay ocakları tarihe karışıyor, dışarıya sipariş verme külfeti ortadan kalkıyor. İş veriminiz artıyor ve isterseniz firmanızın cebinden tek kuruş çıkmıyor" diye konuştu.
Nalçacı, otomat yönetimini 3 ayrı şekilde yaptıklarını belirterek şunları söyledi: "Üç şekilde hizmet veriyoruz. Paralı sistemde, halka açık mekânlarda herkes parasını verip ürün satın alıyor. Açık sistemde işyerlerinde ödemelerin işyeri tarafından yapıldığı, çalışanın istediği kadar kullandığı sistemdir. Kartlı sistemde ise firma çalışanlarına her ay için belli bir limit belirliyor. Bu limitlerin yüklü olduğu akıllı kartlarla, çalışanlar ürün satın alabiliyor. Çalışanlarımız her otomatı haftada en az bir kere ziyaret eder, otomatı temizler, doldurur ve kasasını alır gelirler."
Babam 81 yaşında hâlâ saat tamir ediyor
İhsan Nalçacı, aile olarak saatlere ve zamana özel bir ilgi duyduklarını belirterek, babası Konyalı Saat'in kurucusu Mustafa Nalçacı'nın 81 yaşında hâlâ saat tamir ettiğini söyledi. Nalçacı, "Babam bizi de saatle büyüttü, hayatımız saatle geçti. Paramızı da saatten kazandık" dedi. Mustafa Nalçacı'nın 70'lerin başında saat imalatçılığına başladığını ve İstanbul'a gelerek Sirkeci'de bir dükkân açtığını anlatan Nalçacı, şunları söyledi: "Ben ve kardeşimin üniversite eğitiminden sonra, 1980'lerde teknolojinin de gelişmesiyle yeni alanlara yönelme kararı aldık. Ama hep zamanla ilgili işlerden hayatımızı kazandık. Şu anda 6 büyük şehirde, toplam 14 mağazamız var. Bunun yanı sıra saat toptancılığımız da devam ediyor. Türkiye genelinde 550 bayide satış yapıyoruz."